Sanık hakkında defter ve belge gizleme suçundan açılan kamu davasında; sanığın, şirketi 2007 yılında devraldığını, 2005 yılına ait defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını savunması karşısında; istenilen defter ve belgelerin sanığın şirketteki hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ait olduğu, dosyada defter ve belgelerin sanığa teslim edildiğine ilişkin belge olmadığı anlaşılmakla, şirketin önceki yetkililerinin tespit edilerek CMK’nin 48. maddesindeki çekinme haklarının hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri; ilgili yıllara ait defter ve belgeleri sanığa teslim edip etmediklerinin, bu hususta teslim tesellüm tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, süreklilik gösteren dairemiz kararları ve Ceza Genel Kurulunun 23.11.1999 gün ve 1999/11-273/288 sayılı içtihadında açıklandığı üzere defter ve belgelerin bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması durumunda, mükellefe usulüne uygun tebligat yapılmasının aranmayacağı, işyerinde vergi incelemesi yapılması zorunluluğu bulunmadığı gözetilmeden, vergi incelemesinin işyerinde yapılması gerektiği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.