11. Hukuk Dairesi 2018/4224 E. , 2020/1741 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/03/2016 gün ve 2013/487 - 2016/160 sayılı kararı onayan Daire'nin 25/04/2018 gün ve 2016/10721 - 2018/3114 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarında işlem yapmaya tek yetkili ... olduğu halde şirket çalışanlarından ...'ün müvekkilinden habersiz işlemlerinin tespit edildiğini, işlemlerin nasıl ele geçirildiği bilinmeyen internet bankacılığı yoluyla yapıldığının ve banka ile personelinin işbirliği içinde hareket ettiğinin düşünüldüğünü, anılan kişi tarafından mevduatın 3. kişilerin hesaplarına gönderildiğini, oysa müvekkili yetkilileri tarafından hiç bir şekilde internet bankacılığı şifresi talebinde bulunulmadığını, bankaca, şifrelerin usulsüz işlem yapan kişiye verildiğini, internet bankacılığına ilişkin taleplerdeki imzaların müvekkili yetkilisi tarafından atılmadığını, bu imzaların huzurda alınması ve teyit ettirilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu usulsüz işlemlerden önce internet bankacılığı işlemi yapmadığını, ayrıca faks talimatı ile yapılan bir kısım işlemlerin de müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, bu işlemlerde müvekkilinin yetkilisine ait imzaların injeksiyon yöntemi ile oluşturulduğunun düşünüldüğünü, olağan dışı işlemlerin müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, olay anlaşılınca paraları çeken kişinin intihar ettiğini, bankanın bu eylemlerinin sözleşmeye aykırılık taşıdığını, ticari itibarı zedelenen müvekkilinin manevi olarak da zarar gördüğünü ileri sürerek şimdilik 10.000.- TL maddi, 20.000.- TL manevi tazminatın 28.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.