9. Hukuk Dairesi
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının asıl işveren olan ...'na bağlı kışlalarda hizmet alımı yoluyla iş alan alt işverenlere bağlı olarak 04/08/2004-20/10/2008 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı, yasa ve uygulamaya göre iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği hususunun ispat külfetinin davalı tarafa ait olduğu, davalı tarafın bu hususta ispat külfetinin yerine getiremediği, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiği, davacının kıdem tazminatı almaya hak kazandığı, 4857 sayılı yasanın 2/6.maddesi gereğince davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı Şirketin en son alt işveren olduğundan, davacının alacaklarından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davalı Bakanlık vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasında, davacının iş akdinin nasıl sona erdiği ve bu bağlamda kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25/1. maddesi, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz”. hükmünü havi olup, bu hükme göre davacının dava dilekçesinde belirttiği maddi vakıalar kendisini bağlayacağından hakim uyuşmazlıkta maddi vakıanın dışına çıkmamalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili müvekkilinin haklı nedenlerle işten ayrılmak zorunda kaldığını açıklayarak kıdem tazminatı talep etmiş olmakla ispat külfetini üzerine almış olup, iddiasını ispat için dinlettiği ve davalı işverene karşı davalarının olduğu anlaşılan iki tanığının da somut bir gerekçe belirtmeksizin davacının işveren tarafından çıkarıldığını beyan ettiği görülmüştür. Bu meyanda tanıkların beyanı, iddia ile tutarlı olmadığı gibi somut ve inandırıcı da olmadığından ispata elverişli değildir. Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin 6100 sayılı Kanun’un zikredilen hükmü ile uyuşmazlıktaki ispat külfetinin davacının üzerinde olduğu ve davasını ispatlayamadığı hususları dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle sonuca gidilmesi dosya içeriğine uygun olmadığından isabetsizdir. Bu yönüyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın