Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 26/09/2019 gün ve 2019/452 Esas - 2019/14924 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine onanmış; bu karara karşı, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’un 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Şöyle ki; a-) Dava konusu 101 ada 67 parsel sayılı taşınmazda kurulan irtifak alanının gerekçeli kararın tashih şerhi ile değiştirilen hüküm fıkrasına hatalı yazıldığı, b-) Bozma kararı sonrası oluşan fark bedelin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7139 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine kadar, kesinleşen karara göre davalılara ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verildiğinden ve fark bedel davalılara karar tarihi itibariyle ödenemeyeceğinden, aynı Yasanın 10/9. fıkrası uyarınca işletilecek yasal faizin bitiş tarihinin kararın kesinleşme tarihi olması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verildiği, c-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da gözönüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla,