15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil banka ile davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şirketinin asıl borçlu, davalı ... ve davalı ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 21/11/2013 tarihli 4.000.000-TL bedelli Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, borçluların kredi borçlarını geri ödememesi üzerine müvekkil banka tarafından borçlulara .... Noterliği'nin 04/10/2019 gün ve ... yevmiye no'lu ihtarname keşide edilerek, sözleşme hükümlerine dayanarak kredi hesabının kat edildiği ve verilen süre içinde borcun ödenmesi gerektiği bildirildiğini, ihtara rağmen verilen süre içinde davalı/borçlular tarafından ödeme yapılmadığından alacağın tahsili amacıyla davalılar hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek icra takibini durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davacı bankanın müvekkiline karşı takibe başlamadan önce asıl borçlunun ifada geciktiğini ve ihtarın sonuçsuz kaldığını veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğunu hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek şekilde kanıtlaması gerektiğini, davacı bankanın müvekkiline uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının kanuni sınırın üstünde olduğundan hukuka aykırı olduğunu, davacı banka tarafından anaparaya bileşik faiz uygulandığını ve bu durumun 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'unun 3. Maddesinin 1.fıkrasında ve Türk Borçlar Kanun'unun 388. Maddesinin 3. Fıkrasında bileşik faiz uygulaması açıkça yasaklandığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötüniyetli olarak itirazın iptali davası açan davcının takip değerinin %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Türk Borçlar Kanunu 583. Ve devamı maddelerinde düzenlenen kefalete ilişkin şartlar sağlanmadığını, müvekkillerinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı banka tarafından fahiş faiz oranlarının yanında işletilen faiz üzerine yeniden işletilmiş ve yasak olan bileşik faiz uygulandığını, davacının alacağının likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, davacı bankanın talep ettiği icra inkâr tazminat talebinin şartları oluşmadığından kabulü mümkün olmadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, haksız açılan dava sebebiyle davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. Dava, davacının kredi alacağının davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflarca delil olarak; .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosyaya getirtilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 25/10/2019 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 31/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlular vekili tarafından 08/11/2019 tarihinde takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm fer'îlere itiraz edildiği ve davalı borçluların itirazının süresinde olduğu görülmüştür.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap