Esas No
E. 2016/17482
Karar No
K. 2020/5276
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

14. Hukuk Dairesi

E. 2016/17482 K. 2020/5276 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17482, K. 2020/5276, T. 22.09.2020
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17482
Karar No
2020/5276
Karar Tarihi
22.09.2020
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

14. Hukuk Dairesi         2016/17482 E.  ,  2020/5276 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2016 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.07.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 163, 164 ve 165 parsel sayılı taşınmazlarda önalım hakkını kullanmak istediğini, davalı adına olan payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.

Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı üçüncü kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla resmi satış senedinde satış bedelinin yüksek gösterildiğini ileri sürebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.

Somut olaya gelince; mahkemece davacı vekiline dava konusu payların keşifte belirlenen değerleri olan 211.425,60 TL ve tapu masraflarını yatırmak üzere 15 gün kesin süre verildiği ve kesin sürenin hüküm ve sonuçlarının hatırladığı, ancak davacı vekilinin belirlenen kesin süre içerisinde dosyaya ilgili bedel ve masrafları yatırmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davalı resmi senetle yapılan satış akdinin tarafı olduğundan kendi muvazaasına dayanamayacağından gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha fazla olduğu yönündeki bedelde muvazaa savunması dinlenemez. Bu nedenle davalının resmi senetteki ödemiş olduğu satış bedeli ile tapu harç ve masraflarından oluşan önalım bedeli ödenmek suretiyle davanın kabulü gerekirken, kesin süre içerisinde keşif sonucu bilirkişi raporunda belirlenen bedelin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog