15. Ceza Dairesi

... müdafii Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlarına ilişkin hükümler, katılan vekili ve vekalet ücretiyle sınırlı olmak üzere sanıklar ..., ... ve ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ...'nın ortağı olduğu... Taş. Gıda. Tem. Elek. İnş. Tic. San. Ltd. Şti’de diğer sanıklar ..., ... ve ...’nun fiili olarak çalışmadıkları halde, çalışıyormuş gibi gösterilerek katılan kuruma bildirildiği, şirketin muhasebe işlerini yürüten sanıklar ... ve ...’ın da bu eyleme iştirak ettikleri iddia edilen olayda; Suça konu işyerinin gerçek bir işyeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde, 5510 sayılı Kanunun 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı kanunun 96. maddesince yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması karşısında, mahkemece sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde ve hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 2014 yılına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/10/1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmaması karşısında, kendilerini aynı müdafi ile temsil ettiren ve beraat eden sanıklar ..., ... ve ... lehine tek maktu vekalet ücreti tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, sanıklara atılı suçun işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, atılı suçun sübut bulduğuna; sanıklar müdafiinin ise vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 03/06//2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap