15. Ceza Dairesi

gereğince mahkumiyet Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ile katılanın aynı ceza evinde kalmaları nedeniyle tanıştıkları, cezaevinden farklı zamanlarda tahliye olmaları sonrasında sanığın, katılanı arayarak buluşmayı teklif ettiği ve nafaka yükümlülüğünü ihlal dolayısıyla ceza alan katılana, Yargıtay'a bir dilekçe yazarak yargılama masraflarını ve ödediği nafakaların 5/3’ünü iade alabileceğini söylediği, bu dilekçeyi yazmak için katılandan 2 adet kimlik fotokopisi ve 2 adet imza ile birlikte 35 TL aldığı, ayrıca dilekçe örneğini Abdullah Savacı isimli bir avukattan aldığını belirttiği, daha sonra katılanın yaptığı araştırmada Bursa Barosunda kayıtlı Abdullah Savacı isminde bir avukat olmadığını öğrendiği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap