12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/11093 E. , 2011/10512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2010
NUMARASI : 2010/1024-2010/1186
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekilinin, borca itirazları yanında alacak ipotekle temin edildiğinden İİK.nun 45.maddesi gereğince öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğinden usulsüz olan takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 45.maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Hemen belirtelim ki,
İİK.nun 45.maddesi, asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167.madde hükmü mahfuzdur, düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapılması mümkündür.
Borçlar Kanununun 487.maddesinde de, kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek-müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise; alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra edebilir denilmektedir.
Somut olayda, alacaklı banka tarafından, borçlu Ş... Otomotiv San.ve Tic.A.Ş.’ye kredi kullandırıldığı, diğer borçlular D...Ş.., H... Ş...., E....Ş... ve S... Ş...’in kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, yine bu borçluların ve borçlular Mustafa Ş... ile Mehmet Ş....’in takip dayanağı senedi müteselsil kefil olarak imzaladıkları görülmektedir.
İİK.nun 45.maddesi ile Borçlar Kanununun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi ile takip dayanağı senet içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre şikayetçiler hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık yoktur. (HGK.nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı – Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku C:3-S:2395) O halde, mahkemece, şikayetin açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken süre aşımından reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, istemin reddine karar verildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması yoluna gidilmiştir.