11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/406 E. , 2020/4154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.2015 gün ve 2013/151 - 2015/749 sayılı kararı onayan Daire'nin 13.09.2018 gün ve 2016/11674 - 2018/5286 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile yapılan kredi sözleşmesi ile taksitli kredi kullandığını, kredinin ödeme planlarının müvekkilinin içinde bulunduğu şartlar ve bilgisinin yetersizliği ile imzalatıldığını, krediye ilişkin ödeme planlarında aylık taksit ödemelerinin faizden düşüldüğü, ana para alacağının sabit kaldığını, kredinin yapılandırılması hususunda yeni taksit planı yapıldıysa da davalı bankanın aynı uygulamayı devam ettirdiğini, davacının kredi borcunu kapatmak istediğini, davalı bankanın yine ödemeleri faize ve vergilere mahsup ederek faize faiz yürüterek kapatma işlemini toplam kredi üzerinden yaptığını, erken kapama nedeniyle ayrıca cezai şart uygulayarak fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıdan tahsil edilen bedelden 150.000,00 TL'nin 23/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 43.435,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz ve karar düzeltme aşamasında ileri sürülmesinin mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.