8. Hukuk Dairesi 2020/1554 E. , 2020/5908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.12.2019 tarihli ve 2019/3950 Esas, 2019/10919 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti.
Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin paydaşı olduğu dava konusu 6 nolu bağımsız bölüme girmesine davalıların engel olduklarını belirterek, 20.07.2012 tarihinden dava tarihine kadar 4 aylık ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, taşınmazın tamamından ve devamlı suretle davacının kullanımının engellenmesi ile ilgili fiili durumun tespit edilemediği, yine diğer davalı ...’ın söz konusu taşınmaza elattığı yönünde kesin delillerin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.12.2019 tarihli ve 2018/3950 Esas 2019/10919 Karar sayılı ilâmıyla hükmün “Mahkemece, davacının, intifadan men olgusunun gerçekleştiği yönündeki iddiasını dayandırdığı, 26.07.2012 tarihinde düzenlenen ihtarnamenin davalılara tebliğ edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre, intifadan men koşulunun gerçekleştiği tarih net olarak belirlendikten sonra dava tarihine kadar hesaplanacak ecrimisil alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bu defa davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 8224 ada 4 parsel de 6 nolu bağımsız bölümün tamamı tarafların murisi ... Denizsümeren adına kayıtlı iken 1/2 hissesini davacı ...'ya 04.02.2009 tarihinde sattığı, ancak ...
8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/564 Esas, 2014/502 Karar sayılı muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası neticesinde davacı ... adına kayıtlı olan 1/2 hissenin iptaline karar verildiği, son olarak taşınmazın 2/8 hissesinin davacı ..., 3/8 hissesinin davalı ..., 3/8 hissesinin de davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı)
Somut olaya gelince; 20.07.2020 tarihinde taraflar arasında yaşanan tartışma sebebiyle açılan ...
15.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1151 Esas ve 2013/346 Karar sayılı dosyasında davacı ...’nın katılan olarak yer aldığı, davalılar ... hakkında yüklenen suçların bu sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından beraatlerine; ... ve ...’ın birden fazla kişiyle tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. Bahsi geçen ceza dosyasında davalı ..., ...’in ölen babası ...’in eşi olduğunu, babası vefat ettikten sonra müşterek hakları bulunan eve annesi, ablası ve kendisi gittikten sonra kilitlerini değiştirdiğini ifade ettiği görülmüştür.
Akabinde taraflar arasında 01.10.2012 tarihinde davacı ...’nın ...
5.Asliye Hukuk Mahkemesinden dava konusu evde tespit talep etmesi sebebiyle Mahkemece yapılan tespit sırasında, ...
5.Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/131 Esas, 2013/733 Karar sayılı dosyasına konu olan ...’nın katılan olduğu, davalılar ... ve ...’ün sanık olarak yargılandığı hakaret suçuna konu olayın yaşandığı ve bunun neticesinde ... ve ...’ün hakaret suçundan cezalandırıldıkları anlaşılmıştır.
Davacının eşi ve ... ile ...’ın babası olan ...’in 28.02.2012 tarihinde öldüğü, davacının eşi ile yaşadığı evde eşinin ölümünden sonra yaşamaya devam ettiği, davalı tarafın ortak irade ile dava konusu eve gittikleri ve ...’ın yukarıda bahsi geçen ceza dosyasındaki beyanıyla sabit olduğu üzere taşınmazın kilidini değiştirdikleri anlaşıldığına göre, 20.07.2020 tarihinde intifadan menin gerçekleştiğinin kabulü gerekir. O halde 20.07.2020 tarihinde intifadan men gerçekleştiğinden bu tarihten dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerektiği bu defa yapılan incelemede anlaşılmış olup, önceki bozma ilâmının kaldırılarak değiştirilen gerekçe ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.