8. Hukuk Dairesi
İİK.nun 153. maddesinde “ ipotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin mechul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamı ile yatırırsa İcra Mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir ...” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın alan başvurusu sahibine yöneltilmiş veya hakkında açılmış ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile bir takip bulunmamaktadır. Takibin tarafı olmayan şahıs, takibin iptaline ve bu takibe dayanarak ipoteğin kaldırılması isteminde bulunamaz. Ayrıca ipotekli taşınmazı satın alan bu şahsın yukarıda anılan İİK.nun 153. maddesi koşullarında İcra Müdürlüğüne bir başvurusu da bulunmamaktadır. Bu durumda daha önceki ipotek borçlularının ipotek borcunu ödemiş oldukları iddiası ile ipoteğin fekkine yönelik talebinin dar yetkili İcra Mahkemesi'nde incelenip karara bağlanmasına yasal imkan bulunmamaktadır. İhtilafın Genel Mahkeme'lerde açılacak ipoteğin fekki davası ile incelenip neticelendirilmesi gerekir. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine önceki maliklerle ilgili icra takip dosyalarından bahisle ve ipotek alacağının halen devam ettiği gerekçesi ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru Mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir. Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının ONANMASINA, 28.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın