İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
16.09.2020
MAHKUMİYETİNE
YARGITAYKARARI
CEZA
Ceza Hukuku
642 sayılı kararının itiraz edilmeden 01/09/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 16/03/2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
642 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık ...'un yüzüne karşı tefhim edildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren başlayacağının belirtildiği ve gerekçeli kararın adı geçen sanığa tebliğ de edilmediği anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
5237 sayılı TCK'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanunu
403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bıkarılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 29/03/2016 tarihli ve 2016/171 esas, 2016/206 sayılı hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının alındığı 25/03/2010 tarihi olduğu ve bu tarihe göre, tehdit ve yaralama suçlarından açılan kamu davasına ilişkin, 5237 sayılı Kanunu
403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, anılan Mahkemesince verilen 29/03/2016 tarihli ve 2016/171 esas, 2016/206 sayılı hükümlerin açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının alındığı 25/03/2010 tarihi olduğu ve bu tarihe göre, tehdit ve yaralama suçlarından açılan kamu davasına ilişkin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
2160 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
206 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
5271 sayılı Kanun
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
642 sayılı hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık ...'un yüzüne karşı verildiği, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde hükümde, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren başlayacağı belirtilerek çelişkiye neden olunduğu ve gerekçeli kararın adı geçen sanığa tebliğ de edilmediği anlaşılmış olup, sanığın TCK'nın 106/1-1. cümle, 86/2-3.e ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
K642 md.310
K642 md.62/1
CMK md.34/2
K2160 md.106/1
CMK md.264
TCK md.106/1
K5237 md.106/1
K5271 md.231/5
K5271 md.225/1
TCK md.66/1
K5237 md.67/2
TCK md.66
K5237 md.66
K5271 md.231
CMK md.231
CMK md.232/6
K642 md.62
CMK md.223/8
K5237 md.223/8
K206 md.309
K5237 md.62/1