13. Hukuk Dairesi
HMK' nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re' sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava; taraflar arasında yapılan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve ek sözleşmelerden kaynaklanan cezai şart alacağı, birleşen dava ise; menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 14.04.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi, 14/04/2014 tarihli Bayilik Protokolü, davacı ile davalı şirket arasında 14/04/2014 tarihli Satış Taahhütnamesi imzalandığı, sözleşmenin 10.08.2015 tarihinde sona erdiği, 14.04.2014 tarihli satış taahhütnamesinde davalı şirketin her sözleşme yılında asgari 700 m3 ürün satmayı taahhüt ettiği, aksi halde eksik kalan her m3 için 60 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiği, bilirkişi raporu ile davalı şirketin sözleşme süresi boyunca 330 m3 eksik ürün sattığı, her m3 için 60 USD den toplam 19.800 USD cezai şart tazminatı talep edilebileceğinin tespit edildiği, mahkemece de belirlenen bu miktar üzerinden ve davalı şirket yönünden asıl davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Asıl davada davacı/birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf ve ek istinaf başvurusu yönünden; Taraflar arasında yapılan 14.04.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve 14/04/2014 tarihli Bayilik Protokolünde davalı ...'un garantör olduğu, ancak davacı ile davalı şirket arasında yapılan 14/04/2014 tarihli Satış Taahhütnamesinde davalı ...'un imzasının bulunmadığı, adı geçen davalının imzasının bulunduğu Bayilik Sözleşmesinin Garantörlük başlıklı 49. maddesinde sorumluluk hükümleri düzenlenmiş ise de, garanti altına alınan borcun miktarı belli olmayıp, belirsizliğin garantisinin olamayacağı, dolayısıyla taahhütnamede imzasının bulunmaması nedeniyle davalı ...'un, bu taahhütname kapsamındaki cezai şart sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Mahkemece, davacı şirket lehine kararda belirtilen tutarda cezai şartın davalı şirketten faizi ile birlikte tahsiline karar verilmekle birlikte, dava dilekçesinde davacı tarafça dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmesine rağmen, faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi doğru görülmemiştir. Asıl davada davalı/birleşen dosyada davacılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden; Davacı ile davalı bayi arasında düzenlenen satış taahhütnamesi başlıklı sözleşme asgari alım taahhüdüne ilişkin olup, davacının, yıllık ürün taahhüdüne uyulmaması nedeniyle davalı bayiden cezai şart talep edebileceği, ancak bu sözleşmeye göre cezai şart istenilebilmesi için cezai şartın oluştuğu dönemden sonra ürün verirken ihtirazi kayıt koyarak bu hakkını saklı tutması gerekmektedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın