7. Ceza Dairesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın dışında kasıtlı suçtan mahkumiyete ilişkin sabıkası bulunmayan sanık hakkında, "...daha önceden açıklanması geri bırakılmış olsa da sabıkasının olması, katılanın uğramış olduğu zararı gidermediği..." şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/8. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, sanığın adli sicil kaydında yer alan kaydın ise değişiklikten öncesine ilişkin olması ve sanığın gümrük vergilerini ödeyerek kamu zararını giderdiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunmuş olması karşısında, sanık hakkında CMK'nun 231/6. maddesinde öngörülen sübjektif koşulların oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmadan yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre ise; 1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2. Sanığın subut bulan eylemi nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Yasanın 3/1. madde ve fıkrasından hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap