8. Hukuk Dairesi
Davacılar vekili; ... İli, .... İlçesi, ... Köyünde bulunan 1478 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin müşterek malik olduklarını, davalıların fırın, kahve ve benzeri tesis yapmak suretiyle taşınmaza elattıklarını, taşınmazın tamamının davalıların işgali altında olduğunu ve müvekkillerinin kullanım olanağının kalmadığını, bu nedenle haksız müdahalenin sona erdirilmesini, yapıların yıkılmasını talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... vekili; dava konusu yerde bulunan yapının köyün ortak ihtiyaçlarının sağlanması amacıyla yaklaşık olarak 30 yıl kadar önce projeye göre maliklerin onayıyla köy ortak malı olarak köy tüzel kişiliğince köy hizmet binası olarak inşa edildiğini, müvekkillerinin söz konusu yerde köy muhtarlığından kiralama suretiyle fırın, köy kahvesi ve bakkal işlettiklerini, kiracıların gerek bina, gerekse binanın bulunduğu parselin mülkiyet haklarının kime ait olduğunu araştırmak ve bilmek gibi sorumluluklarının bulunmadığını, davalıların iyi niyetli olduğunu, inşaatı yaptırana karşı ileri sürülmesi mümkün olabilecek yıkım talebinin muhatabının da müvekkilleri olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve parsel üzerindeki yapının yıkılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince ... ve ... yönünden, yine ... vekilince temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekillerinin elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Davalı vekillerinin kal kararına yönelik temyiz isteğine gelince; bilindiği üzere; yıkımı istenen yapılar, MK'nin 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca, yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazdaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır. Somut olayda; tapu kaydına göre; dava konusu parsel üzerinde davacıların paydaş olduğu, davacılar dışında başka paydaşların da olduğu görüldüğünden yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Öte yandan, hüküm başlığında davacı olarak ... isminin yer aldığı; ancak dava dilekçesi incelendiğinde söz konusu şahsın davacı olmadığı görülmüş, ancak bu husus maddi hata olarak değerlendirildiğinden ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın