8. Hukuk Dairesi
Davacı vekili; davalı tarafın dava konusu taşınmazı herhangi bir bedel ödemeksizin müze olarak işlettiğinden bahisle ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın ıslahla birlikte kabulü ile birleşen dosya yönünden 01/08/2010 - 13/09/2010 tarihleri arası için hesaplanan 817,83.-TL, asıl dosya yönünden hesaplanan 146.805,51.-TL için ihtar tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Dava; ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK'nın 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Açıklanan bu ilke ışığında somut olaya gelince; dosya kapsamındaki bilirkişi raporu incelendiğinde, Trabzon Ayasofya Müzesi olarak işletilen dava konusu taşınmaza yönelik ecrimisil hesabının, müze gelirleri ve giderlerine göre yapıldığı; Mahkemece de 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin zararın 2012 ve 2013 yıllarında elde edilen kardan düşülmek suretiyle ortaya çıkan 146.805,51 TL'ye hükmedildiği, bu hali ile bilirkişi raporundaki hesap şeklinin az yukardaki Dairemiz ilkelerine aykırı olduğu belirlenmiş; belirlenen bu sonuca göre bina üzerinden hesap yapılacak şekilde yeniden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması için kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; hüküm kısmında 146.805,51 TL için ihtar tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine denmiş ise de; ihtar tarihinin hükümde gösterilmemesi sebebi ile infaza elverişli olmayacak şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın