3. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nin 66/3. maddesindeki "Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur." ve yine aynı maddenin 4. fıkrasındaki "Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçu bakımından öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin, TCK'nin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince "6 yıl" değil, "10 yıl 15 ay" olduğu ve inceleme tarihi itibarıyla henüz olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi, "23.06.2011" yerine "24.06.2011" olarak gösterilmiş ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap