3. Ceza Dairesi
Dairemizin 21.10.2019 gün ve...Karar sayılı red kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04.06.2020 tarihli KYB-2020/45578 sayılı itiraznamesi ile gönderilen dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereği 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararına yönelik sanığın üzerine yüklenen suçu 25.10.2018 tarihinde işlediği, adli sicil kaydında görülen...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/388 Esas, 2018/487 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleşme tarihinin 28.12.2018 olduğu, bu sebeple anılan kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden,...2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Dairemizin 21.10.2019 gün ve...Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiğinden söz edildiği, sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 18.12.2018 tarihinde kesinleştiği, inceleme konusu suç nedeniyle 19.03.2019 tarihinde karar verilirken sanığın hakkında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğundan 6545 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinin 2. cümlesindeki “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenlemeye göre mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermiştir. Adalet Bakanlığının 30.03.2020 sayılı yazıları da dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2020 tarihli KYB-2020/45578 sayılı itiraz yazısında Dairemizin red kararına karşı; “Sanık ... hakkında 27.09.2018 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan kamu davası açılmış,...4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18.12.2018 tarihinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmiş ve 28.12.2018 tarihinde bu karar kesinleşmiştir. Kanun yararına bozmaya konu kasten yaralama suçu ise 28.12.2018 tarihinden önce 25.10.2018 tarihinde işlenmiştir. Kanaatimizce suç tarihi itibariyle henüz verilmeyen ve kesinleşmeyen bir karar dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin 8. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi gerekmektedir. Yargılama konusu suçun işlendiği tarih itibari ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durum olmamasına rağmen sadece bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına yasal olarak yer olmadığı şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi usul ve kanuna aykırıdır. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili verdiği 25.06.2019 tarihli ve32-500, 20.06.2019 tarihli ve 1413-489, 11.12.2018 tarihli ve 197-632, 02.10.2018 tarihli ve 392-389, 23.01.2018 tarihli ve 962-16 kararlarında ve benzer birçok ilamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanığa ilişkin şartları arasında "yargılamaya konu kasıtlı suçun, sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suç nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin denetim süresi içinde işlenmemiş olması" hususunu saymış, sanığın ancak denetim süresi içinde ikinci kez suç işlemesi halinde yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Aksine bir düşünce, suç tarihinden sonra işlenen başka bir eylem nedeniyle sanığın ceza hukuku bağlamında sorumlu olması sonucunu doğurur. Bu sorumluluk hukuk devletlerinin vazgeçilmezi olan hukuki güvenlik ilkesi ile de bağdaşmaz. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;...2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü inceleyen Yüksek Dairece, ihbarname içeriğinde belirtilen kanun yararına bozma talebi kabul edilerek anılan kararın 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görüldüğü” gerekçesiyle itiraz edilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca dosya itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir. Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması, Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır. CMK’nin 231/8. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanununun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. İnceleme konusu somut olayda; sanık ...’ün kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükümde sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığın adli sicil kaydında yer alan alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan verilen...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarih ve 2018/388 Esas ve 2018/487 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.12.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın kasten basit yaralama suçunu alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 28.12.2018 tarihinde başlamış ve kasten basit yaralama suçundan mahkemece 19.03.2019 tarihinde karar verilmiştir. 28.12.2018 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen 04.06.2020 tarih, KYB-2020/45578 sayılı itirazının REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki Dairemizin 21.10.2019 gün ve...Karar sayılı red kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın