23. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/1942
- Karar No
- 2020/3853
- Karar Tarihi
- 26.11.2020
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
23. Hukuk Dairesi 2018/1942 E. , 2020/3853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkil şirket adına gayrimenkul değerlemeleri yaparak, müvekkiline raporlar sunduğunu, bir taşınmaz ile ilgili davalının gayrimenkul değerlemesimi yanlış yaptığını, müvekkili tarafından gayrimenkul satılmak istendiğinde davalının belirttiği 200.000,00 TL olarak alıcısının olmadığını, çevreden ve emlakcılardan değerinin 100.000,00 TL'ye satılabileceğinin öğrenildiğini, davalının değerleme raporu ile ilgili sorumluluk kabul etmediğini bildirdiğini, bu nedenlerden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL rapor tarihi olan 02.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; davalı tarafın 02/10/2012 tarihli 12090086 nolu rapor ile davacı tarafa verdiği hizmetin yanıltıcı nitelikte bulunduğu, davacı tarafın zarara uğramasına sebebiyet vermesi nedeniyle rapor ve zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, değerdeki +/- %10 yanılma payı oranın hak ve nesafete uygun olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince yeniden bilirkişi raporu alınarak dosya kapsamında; davalı tarafın gayrimenkul değerleme raporunu hazırlarken görevini yasadan kaynaklanan ve mesleğin gerektirdiği özeni yeterince yerine getirdiği, standartlara uygun rapor verdiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin yazılı şekilde hüküm kurmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.