T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
17.12.2020 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı TTK’nın 553. maddesinde, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlığı altında, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete, hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zararlardan sorumlu oldukları 555. maddede, şirketin uğradığı zararın tazminini şirket veya her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Açıklanan nedenlerle ve özellikle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6762 sayılı kanuna göre değerlendirileceği ifade edilmiştir. Somut davada, davalı eski başkan ve yöneticilerin görev süreleri her ne kadar 6762 sayılı yasanın yürürlükte olduğu tarihlerde ise de, dava dilekçesine ekli davacı kooperatif tarafından gerçekleştirilen ödemeler ile ilgili dekont tarihleri 13/11/2012 ile son taksit tarihi 23/10/2012 olup, diğer yasal düzenlemeler ile birlikte değerlendirildiğinde söz konusu zararın 6102 sayılı yasanın yürürlük tarihinde meydana geldiği, davanında yine 6100 sayılı yasanın yürürlükte bulunduğu tarihte açıldığı dikkate alınarak iş bu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK'nın KK hükmünün gereğince atıf yapılan maddelerin uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında, davalıların kooperatifin eski başkan ve yönetim kurulu üyeleri oldukları, kooperatifte belirli dönemlerde yönetimde yer aldıkları, davacının dava dilekçesine ekli tahsilat ve dekontlara göre bir kısım SGK ödemeleri yaptığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, mahkeme tarafından reddedilen alacak kalemi yönünden kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı ile davalıların söz konusu zarardan sorumlu bulunup bulunmadıklarına ilişkindir.03/06/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda, SGK prim borçlarının ödenmemesinden yada geç ödenmesinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olup olmadığı incelemesinde öncelikle davalıların yönetim kurulu üyesi sıfatları olup olmadığı ve ödenen gecikme faizlerinin davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlu hareketlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından davacı tarafından davalıların davacı kooperatifi zarara uğrattıkları iddiası ile açılan Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/55 Esas nolu davada inceleme yapılarak 29/11/2011 tarihli rapor düzenlendiği, kooperatifin defter ve belgelerinin incelendiği, aynı şekilde 2011/48 Esas sayılı davada davacı kooperatifin vergi borçlarını ödememesinde yada geç ödemesinden dolayı rapor düzenlendiği, davalı ...'un 1995-2007 yılları arasında, ....'ın 2000-2006 yılları arasında, ...'nun 2002-2006 yılları arasında, ...'ın 2000-2007 yılları arasında, ...'nın 2006-2007 yılları arasında yönetim kurulunda görev yaptıklarının anlaşıldığı, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun KK ve atıf nedeniyle TTK'nın anonim şirketleri düzenleyen hükümlerinde yer aldığı, davalıların sorumluluğu için kooperatifin fiilen zararının olması gerektiği ve ayrıca zararın davalıların kusurundan kaynaklanması gerektiği, davacı kooperatifin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle gecikme faizinin davalının zararını oluşturduğunu, dava dosyasında kooperatifin parası olduğu halde ödenmeyen SGK prim yükümlülükleri için ödenen faiz ve kooperatifte çalıştırılması gereken işçiden daha az işçi çalıştırılarak kooperatife fark işçilik çıkarılması nedeniyle uğramış olunan zarar miktarının tespitinin istendiği, bu kapsamda kooperatifin 2005 - 2009 yılları arasındaki defterlerinin incelendiği, defterlerin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve yasaya uygun olarak tutulmadığını, dayanak teşkil oluşturmayacağı, dava dilekçesine ekli 13/11/2012 tarihli SGK ödeme makbuzu ile davacının belirttiği üzere kooperatifte çalıştırılması gereken işçiden daha az işçi çalıştırılarak kooperatifin resen ödediği fark işçilik tutarının 69.040,75 TL olduğunun görüldüğü, SGK tarafından çıkarılan fark kooperatif inşaatlarının her aşamasında aynı tutarda ödenebilecek bir miktar olduğu, bu tutarın iskan alma aşamasında ödenmesi dolayısıyla kooperatif tarafından ödenen ilave bir faiz ve benzeri bir ödemenin söz konusu olmadığı, bu nedenle herhangi bir zararının bulunmadığı, dolayısıyla zarar oluşmadığı için zaten ödenmesi gereken bir tutar dolayısıyla yöneticilerin sorumlu tutulmamasınında gerektiğini, yani bu tutarın 10 yıl öncesinde de ödense, iskan aşamasında da ödense aynı olacağı için zararın tanzim talebinin yerinde olmadığı, dosya ekli 6111 sayılı yasa kapsamında geçmiş dönemlere ait SGK primlerinin taksitlendirilmesi tablosunda 16.860,82 TL prim aslı olmak üzere gecikme zammı ile birlikte toplam 33.331,85 TL'nin istendiği, heyete sunulan defterlerin incelendiği, incelenen defterlerde kasada paranın bulunmadığı, kasada para olmadan ödeme yapıldığının anlaşıldığı, aslında bu durumun kooperatif defterlerinin geçerli ve güvenilir kayıt içermediğini gösterdiğini, çünkü kasada olmayan bir paradan ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, incelemede belirtilen tarihlerde kasanın müsait olduğu, buna göre sadece belirtilen dönem sigorta primlerinin zamanında ödenebileceği, diğerlerinin ödenebilmesinin kasa ve bankada yeterli paranın olmasına bağlı olduğu, sonuç olarak davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurları ile SGK borçlarını zamanında ödememeleri ve bu ödememenin kendi kusurları nedeniyle olması halinde KK 62.maddesi gereğince zarardan sorumlu olacakları, 2011/55 Esas sayılı dosyada verilen raporda davalıların ve diğer üyelerin kooperatife borçlarının tespit edildiği, bu borçlarının ödenmesi durumunda SGK primlerinin gecikmeye kalmayacağı kabulü halinde zamanında ödenmeye SGK primleri dolayısıyla ödenen TEFE gecikme bedeli 8.158,94 TL olup, bu tutardan sorumlu tutulabilecekleri belirtilmiştir. 14/07/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalıların 8.158,94 TL'den sorumluluklarının kabulü halinde her bir davalının görev yaptıkları süreler bakımından sorumlu olabileceği zarar tutarları belirlenmiştir.13/02/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sonuç olarak, davacı kooperatifin ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre açılış onayının bulunduğu, ancak kapanış onayının bulunmadığı, kooperatif defterlerinin HMK 222.maddeye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin taktirinde bulunduğunu, 03/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda SGK prim borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı tarafların zarardan sorumlu olduğu yönünde kanaate varıldığı, heyetlerince beyan edilen SGK primlerinin zamanında ödenmemesinden dolayı bu primlerin sadece gecikme zamlarından davalıların sorumlu olduğu, ancak SGK'nın resen tarh edilen SGK primlerinden davalı tarafın mesuliyetin izaha ve ispata muhtaç görüldüğü belirtilmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre, davalıların sorumluluk dönemleri de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.ilirkişi raporları, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6102 sayılı TTK 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.222 K1163 md.98 K6100 md.353 TTK md.553 TTK md.01/07 K6102 md.553 K1163 md.59/3 K1163 md.62