Ceza Genel Kurulu         2018/287 E.  ,  2020/409 K. "İçtihat Metni"Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Sayısı : 64-1008

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
08.10.2020 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 4744 sayılı soruşturma kapsamında şirkete yazılan müzekkerelere süresinde cevap vermeme şeklindeki eyleminin; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5271 sayılı CMK’nın 332. maddesinde TCK’nın 257/2. maddesine atıfta bulunulduğu için suçların soruşturması sırasında Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme tarafından istenen bilgi ya da belgeyi şerhe rağmen mazeretsiz olarak göndermeyen şahsın, TCK’nın 6/c maddesinde tanımlanan kamu görevlisi olmasının zorunlu olmadığı gibi özel teşkilat kanunlarında da TCK’nın uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılacağına dair bir hükme yer verilmesine gerek olmadığı, özel şahısların da TCK’nın 332. maddesindeki özel düzenmeden dolayı TCK’nın 257/2. maddesinden sorumlu tutulacağı şeklindeki görüşe iştirak edilmesi kanaatimizce mümkün değildir. Zira bir taraftan özgü suç olduğu hususunda herhangi bir duraksama bulunmayan TCK’nın 257. maddesindeki suçun ancak geçici veya sürekli kamu görevi üstlenenler ya da özel teşkilat Kanunu 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Kanun 6086 sayılı Kanun 5271 sayılı CMK’nın 332. maddesinin benzer hükümler düzenleyen 1412 sayılı CMUK’nın Ek 4. maddesi ile birlikte irdelenerek arada fark bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra ceza Kanunu 5326 sayılı Kanun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, aynı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1412 sayılı CMUK’nın Ek 4. maddesinde olduğu gibi CMK’nın 332. maddesinde de TCK’nın 257. maddesine atıfta bulunma yerine doğrudan doğruya cezaya hükmedilebilirdi. Kanun koyucunun böyle bir ayrıntıyı düşünmeyeceğini iddia etmek, bütün çağdaş anayasalarda temel bulan 'Kanun koyucu abesle iştigal etmez' kuralına aykırı olacaktır. Kanaatimizce CMK’nın 332. maddesindeki düzenleme son derece yerinde ve isabetli bir düzenlemedir. Zira soruşturmaların aciliyetine ve önemine istinaden kamu görevlisi olsa dahi CMK’nın 332. maddesindeki şerhin bulunmaması hâlinde kaç kez istenilen bilgi ya da belgeye zamanında cevap verilmemesi hâlinde TCK’nın 257. maddesindeki suçun oluşacağı konusunda mahkemenin ele alabileceği bir ölçüt bulunmamaktadır. CMK’nın 332. maddesinde düzenlemenin olmaması hâlinde, kimi mahkemeye göre 2 yazıya, kimi mahkemeye göre, 3 ya da 4 veya daha fazla yazıya mazeretsiz cevap verilmemesi hâlinde suçun oluşabileceği konusunda takdir yetkisi kullanılacağından, farklı mahkemelerden aynı eylemden dolayı farklı kararların çıkacağı ve buna bağlı olarak Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı sonuçların ortaya çıkmasına neden olunacağı kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır. Ayrıca soruşturmaların ya da yargılamaların gecikmesi de engellenemeyecektir. Kanun koyucu işin aciliyetine binaen, CMK’nın 332. maddesindeki şerhi içeren yazının gönderilmesi hâlinde mazeretsiz olarak bir tek yazıya dahi cevap vermeyen kamu görevlisini sorumlu tutarak, hem ülke genelinde uygulama birliğini sağlamak hem de soruşturmaların ya da ceza yargılamalarının zaman geçirmeden sonuçlandırılmasını sağlamak suretiyle adil yargılanma hakkı çerçevesinde maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6086 sayılı Kanun’un birinci maddesi ile birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "Kazanç" ibareleri "Menfaat", birinci fıkrasında yer alan "Bir yıldan üç yıla kadar" ibaresi "Altı aydan iki yıla kadar", ikinci fıkrasında yer alan "Altı aydan iki yıla kadar" ibaresi "Üç aydan bir yıla kadar" ve üçüncü fıkrasında yer alan "Birinci fıkra hükmüne göre" ibaresi "Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile" biçiminde değiştirilmiş, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunu CMK md.332 TCK md.141/1 TCK md.209 K6086 md.105 K5326 md.8/1 CMK md.161 CMK md.161/2 TCK md.257 K5237 md.257 CMK md.308 TCK md.209/2 K5237 md.209/2 TCK md.2 K5326 md.32 K657 md.41 K1412 md.4 K5237 md.2 TCK md.6/1 K5188 md.23 K4744 md.32 TCK md.257/2 TCK md.142/1 CMK md.332/2 K1412 md.321 TCK md.290 K4744 md.332 TCK md.6 TCK md.290/2 TCK md.161/5 K5326 md.20 TCK md.332 K5271 md.332