Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
01.12.2020 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6098 sayılı TBK'nın 162. ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Aynı yasanın 167. maddesi uyarınca; sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakları vardır. Haksız fiili işleyen sürücü, sürücünün fiillerinden sorumlu olan işleten ve ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketleri, zarar görenlere karşı müteselsilen sorumlu olması, dosyada mevcut kusur raporlarına göre, davacıların kusuru bulunmaması, davacıların davalılardan müteselsil sorumluluk çerçevesinde talepte bulunması, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olması, kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm zarar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi bunlardan sadece birisinden de zararın tamamını isteyebilmesinin mümkün olması karşısında davalı ... vekili, davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekilinin kusur oranlarının belirlenmesine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davalı ...'ün davacı ...'ın dosya kapsamına göre işsiz olmasına rağmen bu dava bakımından asgari ücret üzerinden tazminat hesaplaması yapılmasının yerinde olmadığını, davalı ... AŞ ise davacı ...'ın aktif dönemine ilişkin maddi tazminatın hesap bilirkişisince yanlış hesaplandığı yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davacı ...'ın aktif dönem ve pasif dönem hesaplama şekli usul ve yasaya uygun, taraf ve mahkeme denetime elverişli, yerleşik uygulamalarda olduğu şekilde gelirin daha fazla olduğu ispatlanmadığından asgari ücret easa alınarak hesaplandığı görülmüş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurularının reddi gerekmiştir. Davalı ... AŞ vekili, davalı ... AŞ vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin tedavi giderlerine ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 13/07/2020 tarih, 2018/5381 Esas - 2020/4761 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ise Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir." Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme dayanak yapılan 07/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...'ın Özel ... hastanesine ödediği ve Özel ... Hastanesinde geçirdiği operasyon ve ameliyatlar nedeniyle tedavi giderlerinin toplam 51.091,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak bilirkişi raporu bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Çünkü, Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu, yukarıda değinilen 6111 sayılı Kanun ile Yargıtay uygulamasına uygun olarak düzenlenmiş bir rapor niteliği taşımamaktadır. O halde Mahkemece, konusunda uzman doktor bilirkişiden, yukarıda belirtilen düzenlemeler ve Yargıtay kararı dikkate alınarak, davalıların (araç maliki-sürücüsü ve ZMS sigortacısının) sorumluluğunda kalan belgesiz tedavi ve yol giderleri ile dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda kalan belgeli tedavi giderlerinin, "gerektiği takdirde davacı ...'a uygulanan ampüte işlemi için özel hastanelerden dava tarihindeki fiyat bilgisi sorularak; ampüte işleminin yapıldığı özel hastaneden de ampüte işlemine genel olarak uyguladıkları" fiyat listesi sorularak gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alındıktan sonra tarafların delillerini değerlendirilerek dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer davalıların sorumluluğu belirlenerek nihai karar verilmesi gerekmektedir. Davalı ... AŞ ile davalı ... AŞ vekilleri müvekkilleri aleyhlerine açılan davanın reddedilen kısımları bakımından karşı vekalet ücreti takdir edilmediği yönünde istinaf itirazında bulunulmuş olup dava dilekçesinde davalı ... şirketleri hariç tutulmaksızın tüm davalılardan manevi tazminat isteminde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince hüküm ile birlikte davalı ... şirketleri bakımından açılan manevi tazminat davalarının reddine karar verildiği, ancak reddedilen manevi tazminat bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediği görülmüştür. Bu bakımdan davalı ... vekillerinin vekalet ücreti yönünden istinaf itirazları yerindedir. Davalı ... AŞ vekili istinaf talebinde, davacı ...'a yönelik reddedilen 1.500,00 TL maddi tazminat davası yönünden vekalet ücreti talebinde bulunmuş, bu yöne ilişkin istinaf iddia ve itirazı yerinde görülmüştür. Davalı ... AŞ vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin, davacı ... hakkındaki maddi tazminata yönelik istinaf taleplerin değerlendirilmesinde; HMK'nın 341/2.fıkrasına göre miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nın 341/4.fıkrasına göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1. fıkrasında;" HMK'nın 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanunu 6111 sayılı yasa gereği dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, bakıcı giderleri ve ulaşım giderleri adı altındaki maddi tazminata yönelik hükmün yerinde olmadığını, manevi tazminatın fahiş takdir edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 06/02/2013 tarihinde, davalı ... AŞ'nin nezdinde sigortalı, davalı ...'nin şöförü, davalı İETT İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün maliki olduğu İETT aracı ile davalı ... AŞ nezdinde sigortalı, davalı ...Şti.'nin maliki, davalı ...'ün şoförü olduğu ... plakalı aracın çift taraflı olarak karıştığı kazada, yaya konumundaki davacıların yaralandığı, bu yaralanma sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyanla, tazminat talebinde bulundukları, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili, davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekilinin kazanın meydana gelmesindeki kusurun belirlenmesine yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; 06/02/2013 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, davacılar yaya konumunda olup dosya kapsamında bulunan ... 50.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 01/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda davacıların kazanın meydana gelmesinde kusurları olmadığı, kusurun kazaya karışan araç sürücüleri arasında paylaşıldığı görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6111 sayılı Kanun HMK md.353/1 TBK md.162 İİK md.36/5 K6111 md.355 K6098 md.62 K6098 md.163 HMK md.355 K6111 md.1 K213 md.298 K6111 md.59 HMK md.352/1 K6111 md.98 K2918 md.98 HMK md.341/4 HMK md.341 HMK md.362/1 HMK md.341/2