Esas No
E. 2009/42362
Karar No
K. 2010/2994
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

9. Hukuk Dairesi

E. 2009/42362 K. 2010/2994 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/42362, K. 2010/2994, T. 09.02.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/42362
Karar No
2010/2994
Karar Tarihi
09.02.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

9. Hukuk Dairesi         2009/42362 E.  ,  2010/2994 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, ilave tediye farkının ödetilmesine karar verilmesini

istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 9.2.2010 gününde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY

Birden çok kişi hakkında aynı sebepten doğan ve aynı hukuksal nedene dayanılarak grup halinde açılan ve uygulamada “ seri dava” olarakda adlandırılan davalarda, grubun (serinin ) ilk dosyasında yapılan araştırma ve inceleme bundan sonra gelen tüm dosyalar içinde geçerlidir. Başka bir anlatımla grubun (serinin ) ilk dosyasında yapılan tahkikat bundan sonraki tüm dosyaları da kapsar. Nitekim somut olayda davacı ve arkadaşları aynı sebep ve hukuksal nedene dayanarak talepte bulunduklarından davaları grup halinde açılmış, aynı avukat tarafından takip edilmiş ve ilk dosya üzerinden yapılan araştırma ve inceleme esas alınarak sonuçlandırılmıştır. Dolayısıyla avukatın bir dosyadaki çabası, sarf ettiği emek ve kaybettiği zamana dayalı olarak tüm davalar neticeye bağlanmıştır. Hal böyle olmasına rağmen grupta yer alan davaların her biri için ayrı ayrı tarifede öngörülen vekalet ücretine hükmolunması adalete ve giderek hukuka aykırı düşmekte ve özellikle yüzlerce, hatta binlerce dosyayı kapsayan ve her birinin değeri tarifede öngörülen asgari miktarın altında kalan davalarda haksız zenginleşmeye yol açmaktadır. İşte bu nedenledir ki 2000 yılından önceki Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin avukatlık ücretinin sınırlarını düzenleyen maddelerinde “ aynı avukat tarafından izlenen ve ayrı ayrı emek ve çaba harcanmasını gerektirmeyen aynı konudaki birden çok işin sayısı dikkate alınarak her biri için tarifede yazılı miktarlar onda bire kadar indirilebilir” kuralına yer verilerek adalete ve hukuka aykırı sonucun meydana gelmesi önlenmişti. Ne varki 2000 yılından sonra yürürlüğe konulan tarifelerde bu kurala yer verilmeyerek bu konuda bir boşluk meydana getirilmiş ayrıca nisbi tarifenin uygulanmasını gerektiren işlerde de belirlenecek avukatlık ücretinin maktu miktardan az olamayacağı kuralı getirilerek grup davalarda her dava için değeri ne olursa olsun maktu miktarın altında olmamak üzere vekalet ücreti takdir edilmesine olanak sağlanmıştır. Ancak grup davalarda her dava için ayrı ayrı ve tam vekalet ücretine hükmolunmasının somut olayda olduğu gibi adalete ve hukuka aykırı olduğu ve haksız zenginleşmeye yol açtığı açıktır. Tüm bu nedenlerle grup davalar bakımından tarifede boşluk bulunduğu kabul edilerek hakkaniyete uygun sonucun oluşturulması bakımından dava sayısı dikkate alınıp avukatlık ücretinin takdiri indirime tabi tutulması için hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluk kararına katılamıyorum.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog