4. Ceza Dairesi

Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/05/2019 tarihli ve 2018/1485 soruşturma, 2019/433 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/06/2019 tarihli ve 2019/1490 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/05/2020 gün ve 2020/46510 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “ Somut olayda, şüpheli ile müştekinin boşanma aşamasında oldukları, müştekinin olay günü şüpheliyle barışmak maksadıyla çiçek götürdüğü, şüphelinin çiçekleri kabul etmediği, bu esnada tanıklar ... ve...'ın beyanlarında şüphelinin müştekiye hitaben "sen adam mısın al bu çiçekleri götüne sok" dediğinin belirtildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda tanıkların müşteki hakkında müşterimiz ifadesi kullanmasından ötürü tarafsız olmadıkları değerlendirilmiş ise de, bu hususu diğer delillerle birlikte mahkemesinin takdir etmesi gerektiği, buna göre, şüpheli hakkında hakaret suçunun unsurlarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, bununla birlikte şüphelinin üzerine yüklenen hakaret suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüpheliye usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap