44. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaı ... AŞ. nin alacaklı, .... San. Tic. Ltd. Şti. ve... borçlu olduğu ve aleyhlerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 31/07/2019 tarihinde Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyası ile müvekkili ...'ün işyerine 31/07/2019 tarihinde hacze gelindiğini, haciz sırasında davacının işyerinin borçlulara ait olmadığı hususunda ısrar etmesine rağmen .. . adına bir takım belge bulunduğundan bahisle, vergi kaydı ve ticari unvanı farklı olan ve yetkilisi ... olan iş yerinde haciz yapıldığını, mahcuzların muhafaza altına alınacağı ve borçlu ... hakkında başka icra dosyalarının da olduğu ve bu dosyalar toplamı olan 176.000 TL. sını karşılayacak miktarda menkul haczi yapılacağı ve muhafaza altına alınacağı baskısı ile davacı ... tarafından 11.000 TL. sının biraz üzerinde ödeme yapıldığın ve bu dosyanın kalan borcu için 28.150 TL. tutarında, 31/07/2019 tanzim ve 05/08/2019 ödeme tarihli bir adet bono düzenlendiğini, ayrıca protokol yapıldığını, 31/07/2019 tarihli haciz tutanağında hamal çağrıldığı açıkça yazmadığını, hamal çağrılması muhafaza yapılacağına dair davacı müvekkilde yeteri kadar endişe uyandırdığını, bu anlamda haciz baskınının bulunduğunu, aynı haciz tutanağında davacının borcu kabul ettiği ve üstlendiğine dair bir ibare de bulunmadığını, dava konusu senedin borcun üstlenildiği anlamına gelmediğini, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz yer mahkesinde açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, davacının, TTK 5/a maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartını yerine getirmediğini, davacı yan haciz esnasında hiçbir hata, hile veya tehdite maruz kalmadığını, ; davacı yan borçtan kaçamayacağını anladığından borcu kabul ettiğini ve söz konusu dosya borcuna istinaden senet vermeyi kendilerinin teklif ettiğini, davacının haciz esnasında, hata, hile veya tehdite maruz kalmadığını, davacının TBK 195 ve devamı maddeleri anlamında borcu üstlendiğini, davaya konusu bono, davacının rızasıyla verildiğini, davacını, kardeşinin borcunu üstlenip ödediğini belirterek davanın TTK madde 115 gereğince; dava şartı olan arabulucuğa başvurma şartının yokluğundan usulden reddine, dava yetkisiz yer mahkemesinde açıldığından HMK 19-20 gereğince; dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın