T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
28.01.2021 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı HMK’ nın 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler.(Yargıtay 11. HD 2019/3137 Esas 2020/3699 Karar) Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da kanun yolu incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Somut olayda; mahkemece, "davacı tarafça rehin açığı belgesi düzenlendiği tarihte(26/07/2016) davalıya kredi sözleşmesinden kaynaklı 50.435,39-TL borçlu olmadığının tespiti için dava açılmış ise de; önceki bilirkişiden alınan rapor ile düzenlenen rapor arasındaki farklılıkların sebebi de açıklanmak suretiyle düzenlenen ve hükme esas alınan 08/06/2019 bilirkişi raporu ile davacının, dava tarihi itibariyle 58.507,71-TL borçtan sorumlu olduğu tespit edilmiş olduğundan " denilmek suretiyle ve sırf bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verildiği görülmektedir. Bilirkişi raporuna atıfta bulunmanın HMK'nın 297. maddesinde düzenlenen şekilde gerekçe olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, davacının talebinin rehin açığı belgesi düzenlendiği tarihte borçlu olmadığının tespiti olduğu belirtilmesine rağmen neden dava tarihi itibarı ile borçlu olmadığının tespiti yönünde karar verildiğinin de açıklanmadığı, mevcut hali ile HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının dava dilekçesinde ve mahkemenin 07.11.2018 tarihli duruşmanın 4 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekilince ibraz edilen dilekçedeki talep ve beyanları, bunların dayanağı olan deliller ve mahkemece toplanan deliller ayrı ayrı değerlendirilerek varılacak sonca göre yeterli ve denetime elverişli gerekçelerle karar verilmesi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan karar verilmesi, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğine ilişkin Anayasal ve yasal düzenlemelere aykırılık oluşturmaktadır. 28/07/2020 tarih 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 Kanun no'lu 22/07/2020 kabul tarihli Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 İİK md.72 K6100 md.298 HMK md.355 K31199 md.298 HMK md.297 HMK md.26