4. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan müştekinin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tebligat Kanunu'nun 11/1. maddesinin "Vekil vasıtasıyla takip edilene işlerde tebligat vekile yapılır." amir hükmüne rağmen müştekinin vekiline duruşma gününün tebliğ edilmediği, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören müştekiye, davaya katılma ve mağdur ile şikayetçiler için öngörülen haklardan yararlanma ve delil sunma imkanı sağlanmadan, yokluğunda karar verilerek CMK'nın 234 ve 260. maddelerine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap