12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2011/5798 E. , 2011/31576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2010
NUMARASI : 2010/965-2010/1671
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
İzmir 8.İcra Müdürlüğünün 2010/1823 esas sayılı dosyasında örnek 6 numaralı ödeme emrinin ikinci kez “ Ç.E. . Dr.F. S. ..B. - İ.” adresine gönderildiği, posta memurunca borçlunun yeni adresinin “ H.Ş.sokak No..B. -İ. ” olarak belirlendiği, bu adreste muhatabın İngiltere'de çalıştığının tespit edilmesi üzerine 05.03.2010 tebligatın iade edildiği ve aynı adrese çıkartılan ödeme emrinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesien göre 01.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunun “Bilinen Adreste Tebligat” başlığını taşıyan 10.maddesinde aynen; “Tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” Tebligat Tüzüğünün 13.maddesinin 1.fıkrasında; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa kendi müracaatı, diğer alakalıların bildirilmesi, mevcut vesaik tahkikat veya sair suretlerle bilinen en son adresinde yapılır.” Postada Tebligat İşlemleri Rehberinin 45.maddesinde ise; “Tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Muhatabın en son adresi, tebliğ evrakında kayıtlı bulunan adres olabileceği gibi, tebliğ yapacak dağıtıcının araştırma ve soruşturma ile öğrendiği adreste olabilir.” şeklinde hüküm içerdiği görülmektedir. Yukarıdaki maddeler hükmü gereğince, tebliğ yapılmak istenen kişinin bilinen en son adresine tebligatın çıkartılması gerekli ise de, muhatabın İngiltere'de ikamet ettiği tespit edildiği halde yurt içindeki adreste tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; 01.04.2010 tarihinde Tebligat Kanununun 35.maddesine göre icra emrinin borçlunun yurt içi adresine tebliğ edilmiş olup, yukarıda açıklanan ilke uyarınca, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilmesi olanaklı değildir.