12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/26
- Karar No
- 2021/110
- Karar Tarihi
- 02.02.2021
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/26
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2018
NUMARASI: 2018/20 Esas 2018/880 Karar
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili; müvekkili şirketin, senedi, gümrük belgeleri ve faturadan anlaşılacağı üzere davalı tarafa hizmet verdiğini, bu ilişkiden doğan ve davalı borçluya düzenlenen 04/02/2017 tarihli 2.800-Euro tutarındaki e-fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirketin müvekkili şirketten takibe konu faturaya ilişkin hizmet aldığının taşıma senedi ve gümrük belgeleri ile de açıkça görüldüğünü, müvekkili tarafından Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ankara Batı Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında hizmet alımına ilişkin bir ilişki kurulduğunu, ancak kesilen faturalar karşılığında yapılan işin ne şekilde ve nasıl yapıldığına ilişkin yazılı bir belge sunulmadığını, taraflar arasında bir sözleşme de bulunmadığını, davacının bu hizmeti tam verdiğine dair iddiasının tek taraflı bir iddia olduğunu, davacı cari hesap ekstresine dayanmadığı gibi rastgele faturaları icraya koyduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; takibin para alacağı olması nedeniyle TBK'nın 89/1. maddesi kapsamında para alacağının ifa yeri davacı alacaklının ikametgahı olduğundan, davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 12.640,97- TL alacaklı olduğunun saptandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin 12.640,88- TL üzerinden devamına, %20 oranında hesaplanan (2.528-TL)icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; takipte alacağın euro üzerinden istenildiği ve davanın da bu bedel üzerinden açılmasına rağmen mahkemece TL üzerinden karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulü ile takibin 2.800-Euro üzerinden devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma hizmet bedeli alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre; "Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." Davacı alacaklı tarafından icra takibi 2.800-euro asıl alacak üzerinden başlatılmış, davalının takibe yönelik itirazı üzerine de yine işbu dava 2.800- euro üzerinden, ancak zorunlu olarak harca esas değer olarak TL karşılığı gösterilmek suretiyle açılmıştır.
TBK'nın 99. maddesi hükmü dikkate alındığında, davacının yabancı para cinsi üzerinden takip başlatmasında, seçimlik hakkını bu yönde kullanmasında yasal bir engel yoktur. İtirazın iptali davası ise, niteliği gereği icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, yabancı para üzerinden başlatılan takibe yönelik işbu itirazın iptali davasında, takip talebine ve davacının istemine aykırı olarak TL üzerinden karar verilmiş olması talebe aykırılık teşkil etmektedir. Ancak belirtilen hata/eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne 2.800-euro asıl alacağın fiili ödeme günündeki karşılığı ödenmek üzere itirazın iptaline ve takip tarihi itibariyle efektif satış kurundan yapılan hesap neticesinde ( 2.800x4,5146=12.640,09x20/100 =2.528,18 ) 2.528,18-TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.