14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/17705
- Karar No
- 2020/8312
- Karar Tarihi
- 10.12.2020
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Miras Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
14. Hukuk Dairesi 2016/17705 E. , 2020/8312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ... Varlık A.Ş vekili ve ... Bankası A.Ş vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 10.09.2013 tarihinde vefat eden muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... Varlık A.Ş vekili ve ... Bankası A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılar ... Varlık A.Ş ve ... Bankası A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davalılar ... Varlık A.Ş ve ... Bankası A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince,
Dava, TMK'nın 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
Davanın niteliği gereği davalılar-alacaklıların murisin terekesinin borca batık olup olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, ancak mahkemece yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verileceği de göz önünde bulundurularak harç ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.