12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2009/10703 E. , 2009/19014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2009
NUMARASI : 2007/674-2009/136
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 82/12. maddesinde borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı belirlendikten sonra aynı maddede "ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır" hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece mahallinde keşif yapılarak meskeniyet şikayetine konu taşınmazın keşif tarihi itibariyle değeri ile borçlunun haline münasip ev alabileceği bedel tespit edildikten sonra, bu miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekir.
Hükme esas alınan, İzmir 3. İcra Mahkemesince yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın borçlunun hissesine düşen kısmın değeri 47.550,00 TL olarak, borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin ise 40.000,00 TL olduğu tesbit edilmiştir. Bu durumda taşınmazın kıymeti, borçlunun haline münasip evi edinebileceği değerden fazladır. O halde, mahcuzun borçlunun haline münasip evi edinebileceği miktardan az olmamak kaydıyla satılmasına, bu miktarın ayrılarak kendisine bırakılmasına, şeklinde karar vermek gerekirken, aksine düşünce ile şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, şikayetçi borçlunun talebi 22 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu halde, HUMK.nun 74.maddesine aykırı olarak şikayetçinin talebini aşacak şekilde 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.