8. Hukuk Dairesi

Davacı vekili; vekil edeninin de hissedar bulunduğu dava konusu taşınmazda davalıların haksız işgalde bulunduğundan bahisle elatmalarının önlenmesine, mümkün olmadığı takdirde bedeli davalılardan alınarak hissesinin davalılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar; müdahalelerinin olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava; paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, terditli olarak da tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Açıklanan ilke ışığında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; tarafların dava konusu taşınmazda paylı malik olduğu, dosya kapsamındaki fenni ve inşaat bilirkişisi raporlarından dava konusu 6 nolu parselde davacının kullanımına müsait bir alanın var olup olmadığının anlaşılamadığı belirlenmiş; Mahkemece yapılması gerekenin, dava konusu alanda davacının kullanımına müsait bir alanın olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi; eğer kullanabileceği bir alan yok ise dava dilekçesindeki terditli talebinin değerlendirilmesi iken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğu görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap