Sanığın yüzüne karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken itiraz süresinin "tefhim" yerine "tefhim veya tebliğ" tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açıldığı ve kararın da sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 03.12.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/206 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesemeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanık hakkında 05.04.2007 tarihli mahkumiyet kararının olduğu ve 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülün 8 yıllık olağan dava zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
25.11.2020 DÜŞÜRÜLMESİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 403 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 03.12.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/206 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesemeyeceği, bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanık hakkında 05.04.2007 tarihli mahkumiyet kararının olduğu ve 5237 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.223/8 K1412 md.321 K5320 md.8/1 K5237 md.54