11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2019/1360 E. , 2021/568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14/06/2016 gün ve 2014/762 - 2016/407 sayılı kararı onayan Daire'nin 20.12.2018 gün ve 2017/587 - 2018/8131 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile müvekkili arasında 01.10.2007 tarihli 700.000 TL limitli, kredi sözleşmesi imzalandığını, 60 ay vadeyi öngören ödeme planı uyarınca 03.04.2010 tarihine kadar düzenli olarak ödeme yaptığını, 30.04.2010 tarihinde kredinin kalan kısmının müvekkilince vadesinden önce ödendiğini, davalı bankanın borcun erken ödenmesinden dolayı komisyon adı altında 52.684,80 TL tahsil ettiğini, tahsil edilen tutarın haksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL’nin, ıslah dilekçesi ile 35.797,84 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile müşteri arasında imzalanan sözleşmede erken kapama halinde bankanın tek taraflı olarak belirleyeceği bir miktar erken kapama ücreti alınacağı düzenlenmiş ise de bankaya tanınan bu yetkinin sınırsız olmadığı, sözleşmede alınacak erken kapama ücretinin miktarının maktu veya oran olarak tayin edilmediği, bankaca istenebilecek erken kapama ücretinin MK’nın 2. maddesine aykırı olmaması gerektiği, Yargıtayca benimsenen ilke doğrultusunda davalı bankanın talep edebileceği erken kapama ücretinin 16.886,96 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 35.797,84 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.