12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : H.G.K.nun 06.10.2010 tarih ve 2010/12-443 E. 2010/471 K.sayılı ilamına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366 ve HUMK.nun 438.maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 15,60 TL onama harcının mahsubuna, bakiye 1,55 TL harcın temyiz edenden alınmasına, 06.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. ................... Karşı Oy Yazısı: Uyuşmazlık, bankalarca kullandırılan kredilerin icra yoluyla geri ödenmelerini sağlamak amacıyla yapılan işlemlerin icra tahsil harcına tabi olup olmadığına ilişkin bulunmaktadır. 2.1.2004 tarihli 5035 Sayılı Kanunun 31.maddesiyle değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 123.maddesinin son fıkrasında; anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemlerin harca tabi tutulamayacağı hükme bağlanmıştır. 6.6.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4.6.2008 tarih ve 5766 Sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 Sayılı Kanunun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan “harca tabi tutulmaz” ibaresi, “bu kanunda yazılı harçlardan müstesnadır” şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup, istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesinin kullanılmış olması karşısında, yapılan bu son değişiklikle bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler, alacaklı-borçlu ayrımı yapılmaksızın 492 Sayılı Harçlar Kanununda yer alan yargı harçlarından da müstesna tutulmuştur. Nitekim, maddenin gerekçesinde de bu değişiklik “492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 123.maddesinde kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturularak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır” şeklinde ifade edilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın