19. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Davanın dayanağını oluşturan 6831 sayılı Kanun'un 82. maddesi gereğince aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sanığın imzasını taşıyan suç tutanağı, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda suç konusu yerin 134 ada 2 nolu orman parseli içinde bulunduğunun belirtilmesi ve sanığın dava konusu yerin kendisine babaannesinden miras kaldığını, tapusunun olmadığını ve 1979 yılından beri kullandığını beyan etmesi karşısında 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosunun aradan geçen 35 yıl süresince herkes tarafından bilinmesi gerektiği halde ekip biçmek suretiyle gerçekleştirilen işgal ve faydalanma eyleminde suç kastının yokluğundan bahsedilemeyeceği dikkate alınarak sanığın sabit olan eylemi nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesi ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi. Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın