(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/7906 E. , 2013/15208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalı ile ... hizmeti sözleşmesi imzalandığını, 1.02.2008- 28.02.2008 dönemine ait tedavi hizmeti faturalarından davalı kurumun haksız kesintiler yaptığını, haksız kesintilerden doğan alacağı için ...
2.Asliye Hukuk mahkemesinde açtıkları davada bilirkişi raporu ile davalıdan 210.717 TL alacağı olduğunun hesaplandığını, mahkemenin talep edilen 210.049 TL üzerinden davanın kabulüne karar verdiğini, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek bakiye 77.049 TL ek alacaklarının kesintinin yapıldığı Şubat 2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 77.048,58 TL.nin ilk dava tarihi olan 22.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı 22.09.2010 tarihinde açtığı ilk davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 210.717 ,51 TL.nin tahsilini istemiş ve talebe göre davanın kabulü ile bu miktara hükmedilmiştir. Ancak ilk davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, yargılama sırasında belirlenecek miktarın tamamı için davalıyı temerrüde düşürmediği gibi, bu kısma ait faiz talep hakkının da saklı tutulduğunu göstermez. Eldeki davada talep edilen 77.048,58 TL. için davalı ancak bu dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağından, ancak ek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi istenebilir. Bu hususun gözden kaçırılarak, hüküm altına alınan meblağa ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi gereğidir.