15. Ceza Dairesi
Resmi belgede sahtecilik, açığa atılmış imzanın kötüye kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/01/2019 tarihli ve 2016/54711 soruşturma, 2019/3557 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/03/2019 tarihli ve 2019/718 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/09/2020 gün ve 94660652-105-07-11285-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak soruşturma dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/81937 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Her ne kadar Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2019 tarihli kararında şikayetçinin aşamalardaki ifadeleri arasında önemli çelişkilerin bulunduğu, tahsil amacıyla verdiği çek ve senetlerle ilgili somut bir bilgi ve devre yönelik yazılı bir belge sunmadığı, dosya içerisinde yer alan ve müşteki ve şüpheliler arasında ticari ilişkilerin hayatın olağan akışına uygun olmadığına dair bilirkişi raporuna itibar edilmediği, dolandırıcılık suçuna ilişkin hile unsurunun, güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin ise iadeyi inkar unsurunun gerçekleşmediğinden bahisle şikâyete konu olay hakkında dava açmaya yeterli somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın