Dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına dair İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve 2011/75 esas, 2011/129 sayılı kararının sanık ... yönünden 05/04/2012 tarihinde, sanık ... bakımından 02/02/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2018 tarihli ve 2011/75 esas, 2011/129 sayılı ek kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/11/2020 gün ve 94660652-105-10-14830-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2021 gün ve 2021/1292 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde yer alan; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, dosyada mevcut bila tarih uzlaştırma raporuna göre, sanık ...'in 3.000,00 Türk lirasını 30/08/2018 tarihinde, sanık ...'nın da 5.000,00 Türk lirasını 21/09/2018 tarihinde suçtan zarar görenin hesabına göndermesi şartıyla uzlaşmanın kabul edildiği anlaşıldığından, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
05.04.2021 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 129 sayılı ek kararı ile '' kamu davasının düşürülmesine" karar verilmesi isabetli olmadığından kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin 31/07/2018 tarihli ve 2011/75 esas, 2011/129 sayılı ek kararının BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Kanun 129 sayılı kararının sanık ... yönünden 05/04/2012 tarihinde, sanık ... bakımından 02/02/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.254/2 K129 md.309 K5271 md.253 K5237 md.52/2 K129 md.34 K5271 md.309 K5271 md.254