15. Ceza Dairesi
Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma esnasında, suç yeri itibarıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2020 tarihli ve 2019/35286 soruşturma, 2020/1453 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/06/2020 tarihli ve 2020/53692 soruşturma, 2020/9669 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine dair mercii Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin tarihsiz ve 2020/473 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2020 gün ve 94660652-105-07-11691-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2020 gün ve 2020/91499 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/6236 esas, 2019/10639 karar sayılı ilâmında "....Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle...."şeklinde belirtildiği üzere, soruşturma dosyasına konu olayda, müştekinin hesabından şüpheli ...'nın 9560-7588129-351 hesabına gönderilen 10.000,00 Türk lirası paranın 1.500,00 Türk lirasının İstanbul Mecidiyeköy meydan ATM'den çekildiği, 8.500,00 Türk lirası ile 06/05/2019 tarihinde Şişli-İstanbul'da bulunan Önder Kusanç-Önder Kuyumculuk isimli iş yerinde harcama işlemi gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi karşısında, haksız menfaatin temin edildiği yerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın