15. Ceza Dairesi
Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma esnasında, suç yeri itibarıyla dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2019 tarihli ve 2019/66019 soruşturma, 2019/5355 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/09/2019 tarihli, 2019/28513 soruşturma, 2019/3197 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine dair mercii Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/3500 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/10/2020 gün ve 94660652-105-07-19123-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak soruşturma dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/11/2020 gün ve 2020/97842 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/6236 esas, 2019/10639 karar sayılı ilâmında "....Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle...."şeklinde belirtildiği üzere, somut soruşturma dosyasına konu olayda, müştekinin olay tarihinde ''letgo'' isimli internet sitesi üzerinden ikinci el otomobil almak üzere şüpheli şahısla irtibata geçerek 500,00 Türk lirası tutarındaki parayı şüphelinin bildirdiği hesaba cep bank aracılığı ile havale ettiği ve bu paranın 14/07/2019 tarihinde Migros MM Bağbaşı Denizli ATM'sinden çekildiğinin anlaşılması karşısında, haksız menfaatin temin edildiği yerin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın