6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde--- numaralı--- poliçesi ile sigortalı bulunan -------tarihinde davalı ------- ihmali neticesinde parmağının kapıya sıkışarak kısmi olarak koptuğunu, sigortalının tedavisi neticesinde 13.096,08 TL tedavi masrafı doğduğunu, bu miktarın 14.01.2019 tarihinde tedaviyi üstlenen hastaneye ödendiğini, davacı şirketin sigortalının yerine kaim olduğunu, davalı ....--- zararın tamamından, diğer davalıların poliçe limiti ile zarardan sorumlu olduğunu belirtmiş, davalıların İstanbul Anadolu --. İcra Müdürlüğü'nün---Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava,----- kaynaklanan zararın rücuan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısının halefi olarak açıldığına göre, ihtilafın çözümlenmesine uygulanacak kurumun tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Somut olayda; sigortalı ---------ile davalı -----dayalı tüketici ilişkisi bulunduğu, sigortalının --- görevlilerinin ihmali neticesinde zarara uğradığının iddia edildiği görülmektedir. ----- tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve ------- tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Somut olayda; sigortalı ile davalı ... arasında tüketici ilişkisi olduğu, diğer davalıların ise anılan davalının sigortacısı olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın