Esas No
E. 2010/134
Karar No
K. 2010/11661
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2010/134 E.  ,  2010/11661 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 15/07/2009

NUMARASI : 2009/513-2009/555

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, Emekli Sandığından almakta olduğu emekli maaşının icra müdürlüğünce haczedilmesi üzerine haczin kaldırılması talebinde bulunmuş, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 1.,2. ve 4.maddelerine göre, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi olanların bu kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının a, b, c bendi kapsamında sigortalı olarak kabul edileceği belirtilmiştir.

Bu durumda emekli sandığından emekli maaşı alanlara da 5510 sayılı yasanın “haczedilmezliğe “ ilişkin 93.madde hükmünün uygulanması gerekir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca gelir aylık ve ödenekler, borçlunun muvafakati bulunmadıkça nafaka ve 88. madde de sayılan prim borçları dışında haczedilemez. Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde, haciz tarihi itibariyle 5510 Sayılı Yasanın yürürlükte olmadığı, dolayısıyle olaya İİK.nun 83.maddesinin uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de, sonradan oluşan ve istikrar kazanan içtihatlarımız gereği, haciz hangi tarihte konulursa konulsun 5510 Sayılı Yasanın 93.maddesindeki haczedilmezlik kuralından 01/10/2008 tarihinden itibaren Bağkur, S.S.K. ve Emekli Sandığı ayrımı yapılmaksızın tüm emekliler yararlanabilecektir.

Somut olayda, borçlunun Emekli Sandığından almakta olduğu emekli maaşına, borçlunun muvafakati olmaksızın haciz konulduğu dikkate alındığında, şikayet tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 93.maddesi uyarınca şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçe istemin reddi doğru değildir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.