8. Ceza Dairesi
İhbarname No : KYB - 2020/20929 Hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.03.2019 tarihli ve 2018/39884 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.06.2019 tarihli ve 2019/2556 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, olay günü müşteki ...'in telefonda şüpheli ... ile tartıştığı, daha sonra taksiye binip şüphelinin yazlık ikametine gittiği, ikametgahta tartışmaya devam ettikleri, o esnada orada bulunan diğer şüpheliler ... ve ... ile birlikte müştekiyi darp ederek ellerini ve kollarını iple ve plastik kelepçe ile bağladıkları ve polis gelene kadar yerde evin içerisinde beklettikleri, bu şekilde şüphelilerin hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine, isnat edilen suçların işlendiğine dair kamu davası açılabilecek nitelikte ve yeterlilikte delil elde edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelilerin polis merkezinde alınan ifadelerinde ve o esnada olay yerinde bulunan görgü tanığı ...'nin bilgi verme tutanağında, müştekinin ellerini ve ayaklarını plastik kelepçe ve iple bağladıklarını ifade ettikleri, 24/08/2018 tarihli polis tutanağında da, olay yerine gidildiğinde müştekiyi elleri ve ayakları bağlı bir vaziyette bulduklarını tutanak altına aldıkları, ayrıca Adli Tıp Kurumu Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 12/02/2019 tarihli rapor ile müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmış olduğuna dair raporun da olduğu anlaşılmakla, toplanan delillerin ve şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdirinin Mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.02.2020 gün ve 2019-14847 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 gün ve KYB - 2020/20929 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın