İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
01.04.2021
KALDIRILMASINA
ISTINAFHUKUK
HUKUK
İcra İflas Hukuku
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
3095 sayılı Kanun
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
184 sayılı dosyasının lehe sonuçlanmasına bağlı olduğunu, ancak dava kaybedildiği için şartın gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında ki uyuşmazlık; 12/05/2008 Tarihinde düzenlenen Pay Satım ve Devir Sözleşmesinin 7.2/b maddesi uyarınca 5.000.000.USD. ödenmesine ilişkin şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, davacı tarafın bakiye alacağı talep etme hakkının bulunup bulunmadığına yöneliktir.12/05/2008 Tarihinde düzenlenen Pay Satım ve Devir Sözleşmesinin Satın Alma Bedelinin Ödenmesine ilişkin 7.2/b maddesi aynen 'Bakiye 5.000.000.-$ ise satıcılar tarafından, halihazırda mahkeme kararıyla ulusal geçici yayın İzni bulunan ... kanalının ulusal- karasal geçici yayın iznine ilişkin olarak Danıştay ve İdare Mahkemeleri nezdinde (özellikle İdari Dava Daireleri Genel Kurulumda görülecek olan) devam eden davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanmasının sağlanması akabinde alıcılar tarafından ödenecektir. Alacaklıların temerrütü halinde satıcıların tüm zararları karşılanacaktır.' şeklindedir. Düzenlenen Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; Dosyada bulunan ve taraflarca kabul edilen aşamalara göre; ... kanalına geçici ulusal yayın izni talebinin reddedilmesi üzerine sözleşmeden önce 18/06/2007 tarihinde Ankara 9.İdare Mahkemesinin 2007/580 Esas sayılı dosyası üzeriden açılmış bulunan iptal davası, mahkemece 24/01/2008 Tarih ve 2007/580 E.- 2008/94 K sayılı ilamı ile kabul edilmiş ve idarenin yayın lisansını engelleyecek hukuki nedene sahip olmadığı belirtilmiştir. Bu karar Danıştay 13. Dairesinin 21.5.2009 tarih ve 2008/2988 E.-2009/5595 K sayılı kararı ile bozulmuştur. Ankara 9. İdare Mahkemesi 19.3.2010 tarih ve 2010/184 E.-324 K sayılı ilamı ile kararında diremiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 30.10.2013 tarih ve 2010/1316 E.-2013/3337 K sayılı ilamı ile Direnme kararını bozmuştur. Ankara 9. İdare Mahkemesi 28.10.2015 tarih ve 2015/2126 E.-1468 K sayılı ilamı ile davayı reddetmiştir. Ancak yukarıdaki süreç devam ederken sözleşme imzası ve hisse devir tarihinden sonra açılan dava sürecine göre; Ulusal yayın izni talebinin reddedilmesi üzerine 27.5.2009 tarihinde Ankara 2. İdare Mahkemesinde 2009/699 sayı ile açılan davada iptal davası, mahkemece 28.1.2010 tarih ve 2009/699 E.- 2010/94 K sayılı ilam ile reddedilmiş ve idarenin reddinin hukuki olduğu belirtilmiştir.Bu karar Danıştay 13. Dairesinin 21.1.2011 tarih ve 2010/1722 E -2011/150 K sayılı kararı ile bozulmuştur. Ankara 2. İdare Mahkemesi 5.10.2011 tarih ve 2011/1651 E.-1512 K sayılı ilamı ile davayı kabul etmiştir. Danıştay 13. Dairesi 4.6.2013 tarihli ve 2012/222 E.-2013/1662 K sayılı ilamı ile kararı onamıştır. Radyo Televizyon Üst Kurulu 14.3.2013 tarih ve 2013/17 sayılı toplantısında verdiği 4 nolu karar ile ulusal televizyon yayın lisansına başvuru İçin yeterlilik belgesi vermiştir. Davacı amaçlanan sonucun gerçekleştiğini ileri sürerek alacağını talep hakkı doğduğunu ileri sürmekte, davalı ise amaçlanan sonuca kendi çalışmaları sonucu ulaşıldığı ve sözleşmede anılan koşulun oluşmadığını ileri sürmektedir. Mahkememizce atanan Bilirkişi heyeti vasıtası ile düzenlenen rapor ile davalı tarafın iddiası doğrultusunda '...Sözleşmenin anılan maddesi incelendiğinde davacıların üstlendikleri bir işlemi olumlu sonuçlandırmaları sonucu kararlaştırılan meblağı talep edebilecekleri belirtilmektedir. Davacının davası olumsuz sonuçlanmış, yani davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanması şartı yerine gelmemiştir. Dosya içeriğinde, anılan lisans başvurusuna ilişkin sonuca ulaşılmasında davacının katkısının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, bu konuda kararın HMK 266. Madde gereği mahkemenin olduğu şüphesizdir. Her ne kadar davacı, hukuki sonuça ulaşmada kendi katkısı olmasa da, sonucun oluştuğunu, dolayısıyla alacaklarının doğduğunu ileri sürmekte ise de, sözleşmenin tamamının incelenmesinde, bu sonuca ulaşmanın davacı tarafından üstlenildiği, ancak üstlenilen mükellefiyetin yerine getirilmediği sonucuna varılmış ise de, bu sonuç, bilirkişi heyetinin görüşü olup, nihai karar mercii mahkemedir.' görüşü ile davacının sözleşmenin 7.2.b. maddesindeki mükellefiyeti yerine getirmediğinden talep hakkının doğmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunda da değinildiği üzere sözleşmenin yorumlanmasında 6098 Sayılı Kanunu
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
6098 sayılı Kanun
HMK md.353/1
K184 md.115/2
HMK md.115/2
TBK md.504/3
HMK md.355
K3984 md.2
K6098 md.1
K184 md.266
K6098 md.19
K3095 md.4
HMK md.266
K4721 md.2
HMK md.142