14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2013/8305 E. , 2013/9879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.10.2009 gününde verilen dilekçe ile önalım istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde 2395 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalı ...’in davaya konu payı 25.05.2009 tarihinde 1.550,00 TL bedelle satın aldığını, ancak tapuda bedelin önalım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla 5.000,00 TL olarak gösterildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise dava konusu payı gerçek değerini ödeyerek satın aldığını, bedelde muvazaa yapılmadığını savunmuştur.
Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden daha az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamak durumundadır. Bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması halinde iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti taktiri gerekir.
Önalım hakkına konu edilen payı davalı 5.000,00 TL bedelle satın almıştır. Muvazaa iddiası da kanıtlanamamıştır. Bu durumda iddia olunan bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti taktiri ile yargılama giderinin bu orana göre paylaştırılması gerekirken satış bedelinin tamamı üzerinden davacı yararına vekalet ücreti taktir olunarak yargılama giderlerinin tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.