12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2010/6087 E. , 2010/17684 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ceyhan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/11/2009
NUMARASI : 2008/205-2009/205
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi, tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu Kanununun 26.maddesi uyarınca siciline şerh verilen satış vaadi sözleşmesi, 5 yıl süreyle 3.kişilere karşı ileri sürülebilir. Ancak bunun için anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3.kişi adına tescil işleminin tamamlanması zorunludur. Aksi halde taşınmazı harici satış sözleşmesi ile alan kişinin bu hakkının ayni nitelikte olmayıp şahsi nitelikte bir hak olduğunun kabulü gerekir. Bu hak, yukarıda belirtildiği gibi tescil kararı alınıp, tapuya işlenmediği sürece ayni nitelik kazanmaz.
Somut olayda; taşınmaz hissedarı olan borçlu ile şikayetçi üçüncü kişi 05.04.2006 tarihli tapuya şerh edilmiş satış vaadi sözleşmesi yapmışlardır. Borçlunun taşınmazlardaki hisseleri üzerine 14.04.2006 tarihinde satış vaadi sözleşmesinden sonra haciz konulmuştur. Şikayetçi, Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/190 E. 2007/28 K. sayılı dosyasında, 22.09.2006 tarihinde satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, mahkemece 14.03.2007 tarihinde borçlu adına olan tapuların iptali ile şikayetçi Yavuz Tezcan adına bu hisseler üzerinde bulunan şerh ve takyidatları ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve işbu karar 06.08.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Bu ilam ortadan kaldırılmadığı sürece haciz şerhi şikayetçi için de geçerlidir. İcra mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemesinin bu ilamının aksine haczi kaldırma yetkisi yoktur. O halde mahkemece şikayetin reddi yerine haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.