17. Hukuk Dairesi
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş ve kendisine tebliğ edilmiş olan herhangi bir hesap kat ihtarnamesi ve hesap özeti de bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın esastan reddine, davacı tarafın takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMESİNCE: Davacı banka ile asıl borçlu davacı ... arasında imzalanan 01.01.2011 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin müteselsil kefil sıfatıyla dava dışı ... ve ... tarafından imzalandığı, 01.03.2011 tarihli 200.000,00 TL limitli sözleşmeyi de davalı ... davalı ile birlikte ... ve ... tarafından imzalandığı, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/02/2018 tarihli raporda yapılan hesaplamaların denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce bu rapora itibar edildiği, ayrıca bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen raporunda bazı farklılıklar dışında bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporu teyit eder nitelikte olduğu, buna göre; davalının kefalet imzasının bulunmadığı 10.01.2011 tarihli kredi sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağı, davalının kefil olarak imzasının bulunduğu 01.03.2011 tarihli 200.000,00 TL limitli sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunduğu, bilirkişi ... tarafından asıl alacak ve işlemiş akdi ve temerrüt faizi ile faizlerin gider vergisine ilişkin hesaplamalarının yerinde olduğu, davalının icra dosyasındaki itirazında 23.296,51 TL asıl alacağı kabul etmesi nedeniyle bu miktarın asıl alacaktan mahsubu ile takibin toplam 64.014,59 TL alacak üzerinden devamı gerektiği kanaatine varılmış, her ne kadar davacı taraf aynı zamanda gayrınakdi alacaklar için depo talebinde bulunmuş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşmede kefil yönünden gayrınakdi alacakların depo edileceğine dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporundan farklı olarak gayrınakdi alacak ile ilgili depo talebinin reddine karar verilmiş,(Yargıtay 19. HD nin 2016/16749 esas, 2017/7507 karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır.) ayrıca davacı tarafça dava açılırken icra takibine konu alacağın tamamı(146.226,19 TL) harca esas değer olarak gösterildiğinden, davalı tarafça da itiraz dilekçesinde asıl alacağın 23.296,51 TL lik kısmı kabul edildiğinden davacının 23.296,51 TL lik kısım ile ilgili olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu miktara yönelik talebin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın