5. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, CMK'nin 260/1 ve 3628 sayılı Yasa'nın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına CMK'nin 237/2. maddesi hükmü uyarınca katılmasına, Hazinenin ve Adalet Bakanlığının sanığa isnat edilen sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla bahse konu suçtan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz haklarının bulunmadığı gözetilerek, vekillerinin bu suça ilişkin katılma ve temyiz istemleri ile sanık müdafin süresinden sonra vaki ve sonuç ceza miktarı itibarıyla da koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine ve suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekillerinin sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan firma vekili ile sanık müdafin ise zimmet ve sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı, CMK'nin 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Adalet Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve bu sıfatının gereği olarak CMK'nin 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nin mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada; sanık hakkında aynı suçtan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/8 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK'nin 247. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği nazara alınmadan, noksan araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve.... Tic. Ltd. Şti. ile suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekillerinin ve sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın